Geçen ay Bozdağ Kayak Merkezi (BKM) hakkında konuştuk. Gerçekten de BKM İzmir’in hatta Türkiye’nin kışlık Alaçatısı olabilecek potansiyele sahip. Ancak hala kayakçılardan çok dağ havası almak isteyen turistler tarafından ziyaret ediliyor. Çünkü kış sporları yapan İzmirliler biliyor ki Bozdağ’da şu anda kendilerini tatmin edecek pistler, servis veya eğlence yok. Bu yüzden BKM iyi niyetle işletilmesine rağmen muhtemelen kapasitesinin sadece yüzde 10’unu kullanıyor. Kayakçılar gelmedikçe devlet, tesislerin işletmesine yatırım yapmıyor, tesisler yatırım almadığı sürece de kayakçılar BKM’ye itibar etmiyor. Bir kısır döngü söz konusu. Bunu kırmanın yolu Bozdağ’ı bir marka olarak ele almak.

İlk olarak tekrarlayalım: Bir şehrin markası logosu değildir. Marka ziyaretçilere, iş dünyasına ve yörenin yerlilerine verdiğimiz bir vaattir. Mesela İzmir’in marka vaadinin “gizli kalmış cevherleriyle eşsiz deneyimler sunan şehir” olduğu konusunda anlaşmaya varılmış. Ne yazık ki BKM için İzmir marka vaadinin sadece ilk yarısı geçerli: Tam anlamıyla gizli kalmış bir cevher. Geçen ay da belirttiğimiz üzere Bozdağ orta vadede 1 milyar lira gelir yaratabilecek bir ekonomik değer. Yapmamız gereken BKM’yi markalaştırarak bu “gizli kalmış cevherden” “eşsiz deneyimler” yaratmak. Önümüzde sırasıyla üç engel bulunmakta: ortak vizyon, istek ve teknik eksiklikler. Markalaşma sürecinde bunların hepsine çözüm bulabiliriz. Bir marka danışmanı olarak şunu söyleyebilirim: Markaların dönüşüm sürecinde sorulan sorular verilen cevaplardan daha önemlidir. Buradan yola çıkarak Bozdağ’ın markalaşma sürecinin ilk aşaması BKM üzerinde söz sahibi olan paydaş şahıs ve kuruluşları gönüllü olarak bir araya getirmek. Paydaşların tartışması gereken temel soru şu: “Bozdağ için nasıl bir ortak gelecek yaratmak istiyoruz?” Anlaşmaya varıldığında gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Ortak vizyona ulaşabilmek için ilk olarak Valimizi, Belediye Başkanlarımızı, İl Özel İdare yöneticilerini, özel sektörü ve kayak sever İzmirlileri bir araya getirmemiz lazım. Ülkemizde genelde işler vizyoner bir lider olmadan ilerlemez. Ancak BKM’nin vizyoner bir lidere ihtiyacı yok. Tek ihtiyacımız paydaşların BKM için ortak bir vizyonda anlaşması. Bu vizyon BKM için yol haritamız olacaktır. İkinci engel paydaş kurumların BKM’yi ileriye götürme konusunda isteksizliği. Gerçek olan şu: Ortak vizyon sistematik bir şekilde hayata geçirilmediği sürece laftan öteye geçemez. Her paydaş ortak vizyonu gerçekleştirmek için çeşitli görevler üstlenecek. Bunlar yol yapmak, pist açmak, tanıtım yapmak gibi maddi görevler de olabilir, dönüşümün önünü açmak, markalaşmaya engel olmamak gibi manevi görevler de. Markalaşmanın büyüsü şurada: Paydaşlar sürece gönüllü olarak katıldıkları için herkes üstüne düşen görevi kabul eder ve sözünü tutmaya özen gösterir. Bu sayede isteksizlik ortadan kalkar. BKM’nin önündeki üçüncü engel ise teknik bilgi ve yetenek eksikliği.
Bir kayak merkezinin planlanması üst düzey uzmanlık gerektiriyor. Dağın topografisine bakılması, pist açılacak güzergâhların belirlenmesi, kapasitenin hesaplanması, eksiklerin öngörülmesi ve bunların tedariği bir dağ işletmecisini teknik açıdan çok aşan konular. Ancak İzmir olarak şansımız devletin halihazırda çok detaylı bir ön projeyi profesyonel danışmanlara yaptırmış olması. Yani Bozdağ’ı Türkiye’de uluslararası standartlara sahip ikinci kayak merkezi yapacak (diğeri Palandöken) teknik yol haritamız var. Ama bunu hayata geçirmek ve işletmek devletin değil özel sektörün işi. Devletimiz iyi niyetle bu cevheri kullanmaya çalışıyor ne yazık ki yapılanlar yetersiz. Havaalanlarımızın özelleştirildikten sonra nasıl dünya standartlarına ulaştığını düşünelim. Aynı şekilde Ege’nin dört bir yanında inşa edilen birbirinden güzel marinalara bakalım. Dağ işletmeciliği son derece teknik bir konu. Doğru işletmecinin elinde BKM hem devlete, hem işletmecisine hem de İzmir’e milyonlarca lira gelir sağlayacak bir değere dönüşecektir.
İzmir gizli kalmış cevherleriyle size eşsiz deneyimler sunar… İzmir’in marka vaadi bu. Bozdağ milyarlar değerinde gizli kalmış bir cevherimiz. Eğer essiz deneyimler sunmak istiyorsak Bozdağ’ı kışlık Alaçatı’ya dönüştürmek ve Türkiye’nin uluslararası standartlarda ikinci kayak merkezi yapmak zorundayız. Bunun tek yolu da BKM’yi marka olarak ele almaktan geçiyor. Bozdağ’ın ayağa kalkmasını ve İzmir’imizin zenginleşmesi istiyorsanız tek yapmanız gereken bu yazıyı tanıdıklarınız ile paylaşmak.
Lütfen aşağıdaki Facebook, Twitter veya e-mail kutucuklarından birine basın!
