İzmir’den MaRS’a yolculuk

Bu ay film stüdyosu konulu yazılarımıza kısa bir ara verip İzmir’imiz için çok faydalı olacağını düşündüğümüz başka bir fikirden bahsedeceğiz: Konumuz, Toronto merkezli, şirket yaratan şirket MaRS… İngilizce ismi “incubator”, Türkçe ismi “fikir havuzu” olan bu tarz bir organizasyona İzmir’imizin çok ihtiyaç duyduğunu düşünüyoruz. Peki nedir bu MaRS?

Altı sene önce Toronto’nun önde gelenleri basit bir soruya cevap bulmak için bir araya geliyor: “200 milyar dolar geliri olan Toronto şehri, sahip olduğu bilim ve teknoloji potansiyelini daha iyi nasıl değerlendirebilir?” Biraz geriye gidelim ve neden böyle bir soru sorulduğuna bakalım.

2000’lerin ilk yarısında Toronto, kent içi iletişimsizlik sorunundan çok çekiyor. Şehirde her kafadan ayrı bir ses çekiyor. Araştırma ve yeni şirket yaratma konusunda şehrin bir lideri yok. Bürokratik engeller yüzünden girişimciler zorluk çekiyor. Sağ elin yaptığından sol elin haberi olmadığı bir ortamda, aynı anda ayrı yerlerde aynı projenin geliştirildiği oluyor. Bütün bu sorunları aşabilmek, yenilik yaratma konusunda dünyanın önde gelen şehirlerinin gerisine düşmemek ve geleceğin milyarderlerini şehre çekebilmek için yerel yönetim, akademisyenler ve iş dünyası bir araya gelerek MaRS’ı yaratıyor. Tek bir amaç var, o da ümit vadeden Toronto merkezli firmaların önlerini açarak küresel dev haline gelmelerini kolaylaştırmak.

İlk iş olarak şehrin kalbinde tarihi bir bina MaRS’a tahsis ediliyor. Bu devasa binadaki ofisler uygun ücretlerle kiraya veriliyor. Ancak MaRS beklemediğiniz bir şey yapıyor ve ofisleri sadece girişimcilere ve bilim adamlarına kiralamıyor. MaRS’ın amacı bilim adamlarına laboratuvar açmak veya kaynak bulmaktan çok daha öte olduğu için, binanın kapıları girişim sermayecilerine, marka danışmanlarına ve pazar araştırmacılarına da açılıyor. Böylece bir girişimci kendi kafasında ürettiği ama potansiyelini bilemediği bir fikri kapı kapı dolaşıp satmaya çalışmak yerine hemen yan ofisteki yatırımcıya veya danışmana gidebiliyor. MaRS’ta düzenlenen seminerler sayesinde yeni girişimciler şirketlerini büyütmeyi başarabilmiş diğer girişimcilerin tecrübelerinden faydalanıyor. Üniversiteler kütüphanelerini açıyor. Bankalar kaynak aktarabiliyor. Gerçekten de MaRS binasına girdiğinizde içeride çok değişik bir sinerji hissediyorsunuz. Binanın kültürü kesinlikle akademik değil. Daha çok ticari. Çünkü MaRS’ın amacı mucitlerin önündeki engelleri kaldırarak Toronto’yu zenginleştirebilmek.

Ancak MaRS’ın başka bir özelliği daha var ki bence İzmir’imiz için en önemli dersin bu olduğuna inanıyorum. Her sene yüzlerce firma MaRS’ın servislerinden faydalanabilmek için başvuruyor. Bunların bir kısmı fikirlerini daha detaylı anlatabilmeleri için MaRS’a davet ediliyor. Bu aşamayı da geçen firmalar MaRS’ı özel kılan asıl şeye ulaşıyorlar. Toronto’da dünya çapında iş adamları mevcut. MaRS işte şehrin bu en önde gelen iş adamlarına danışmanlık yapabilecekleri bir platform sunuyor. Gerçekten de MaRS’ın danışman listesine baktığınızda ağzınız açık kalıyor. Dünya çapında stratejistler, yatırımcılar, pazarlamacılar ve araştırmacılar gelen girişimcinin firmasını yaratmasına yardım ediyorlar. İşin en güzel yanı bütün danışmalar gönüllü olduğu için bir girişimci normalde milyon dolarlar ödeyerek elde edebileceğiz servislere ücretsiz ulaşabiliyorsunuz. Peki bu kadar üst düzey yöneticiler nasıl oluyor da servislerini ücretsiz sunuyorlar? İlk olarak bir iş adamı için MaRS’ta danışmanlık yapmak ulaşılabilecek en prestijli konumlardan biri, çünkü bilgi ve tecrübesini kullanarak şehrinin ve ülkesinin kalkınmasına yardımcı oluyor. İkincisi danışmanlar genelde takım halinde çalıştıkları için MaRS danışmanlara kendi akranlarına kolayca ulaşabilecekleri bir platform sunuyor. Son olarak da, danışmanlar gelecek vaat eden ve ileride milyar dolara ulaşabilecek firmalara henüz emekleme sürecinde dahil olabiliyorlar.

Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi, İzmir’in en büyük avantajı diasporası. Bu diaspora içinde ülkenin en parlak yatırımcıları, danışmanları ve pazarlamacıları mevcut. İzmir’imiz eğer bu insanları şehre geri çekebilirse, geleceğini garanti altına alacaktır. İşte MaRS gibi bir kuruluş üst düzey İzmirli yöneticilere ulaşabilir, onları İzmir’e çekecek ilk adımı atabilir ve gönüllü danışmanlık hizmeti sunmalarını isteyebilir. Emin olun alacağınız cevaplar pozitif olacaktır. Ne dersiniz? Bana yazın.

2 thoughts on “İzmir’den MaRS’a yolculuk

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.