İlklerin şehri olmak

İzmir’in marka vaadinin “İlklerin şehri” olması gerektiğini söylemiştik. Bana en sık sorulan soru “Acaba şehir olarak ne gibi ilkleri Türkiye’ye getirebiliriz?” oldu. Bu aydan başlayarak sizlere ilginç örnekler vereceğim. Aynı zamanda bir markanın nasıl yaratılacağı konusunda da sizi bilgilendireceğim.

İlk olarak bir “ilk” yaratırken kendimize basit bir soru sormalıyız: “Attığım taş kolumu kaldırdığıma değiyor mu?” Ses getirecek konulara eğilmeliyiz. Bazen en küçük detayına kadar planlanmış fikirler başarısız olabiliyor, çünkü fikir toplumun sadece küçük bir kısmına hitap ediyor. Öte yandan bazen çok basit bir fikir bile gündemde kalmanızı sağlayabiliyor. Biz bunlara tutkal fikirler diyoruz. İlk olarak fikrinizin böyle bir potansiyeli olduğundan emin olun. Kanada’nın Montreal şehri iki sene önce böyle bir fikirle ortaya çıktı ve muhtemelen dünyada bir çok şehrin yaşamını temelli değiştirecek bir marka yarattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu fikri adapte ederek Türkiye’nin ilk toplu bisikletli taşıma sunan şehri olabilir.

Montreal bisiklet severler için bir cennet: Şehirde 500 km.’den fazla bisiklete tahsis edilmiş yol mevcut. Montreallilerin yarısı yaşamdan keyif almak, spor yapmak, para biriktirmek, doğayı korumak ve en önemlisi şehir içinde iki nokta arasını en hızlı şekilde katetmek için bisiklet kullanıyor. Her köşebaşına bisikletinizi park etmeniz için demirler konulmuş. Ancak gene de şehrin yarısının bisiklet kullanmadığını gören Montreal Belediyesi bu insanların ilgisini çekecek devrim niteliğinde bir marka yarattı: Bixi / Bisiklet-Taksi.

Bu tutkal fikrin çıkış noktası basit bir soruda yatıyor: Neden insanlar şehir içinde şahsi arac kullanmayı veya taksiye binmeyi tercih ediyor? Yapılan araştırma sonunda görülmüş ki bu insanların prensipte bisiklete binmek ile ilgili bir sorunları yok. Ayrıca şehir içinde iki nokta arası ulaşımda rahatlığa ve sürate öncelik veriyorlar. Ancak bisikletlerini çalınma, vandalize olma gibi tehlikeler yüzünden sokakta bırakmak istemiyorlar. (Emin olun Montreal’de sokakta bisiklet bırakmak, İzmir’de sokakta bisiklet bırakmak kadar riskli.) Bu yüzden insanlar istemeyerek te olsa kendi arabalarını kullanmayı veya taksiye binmeyi tercih ediyorlar. Montreal Belediyesi de dertsiz tasasız, süratli bir şekilde kısa mesafeleri kattetmek isteyen bu kitle için çalınması imkansız bir bisiklet sistemi yaratıp, 5000 bisikleti şehrin en işlek 400 köşesine yerleştirdi. Bixi sistemi çalınma ve vandallığa karşı o kadar güvenli ki değil İzmir’de İstanbul’da bile rahatlıkla kullanılabilir. Montreal Beldiyesinin bu yaptığına “kategori yaratmak” diyoruz. Dünyada daha önce yapılmamış, devrim niteliğinde bir sistem yaratıldı. Devrim fikri ile parallel olarak ta 100 metre uzaktan tanıyabileceğiniz ikonik bir bisiklet modeli tasarlandı. Bixi’nin hiçbir parçası başka bir bisiklette kullanılamıyor. Bisikletler insanlarda inanılmaz bir merak uyandırıyor çünkü gerek fiziksel, gerek sistem olarak hayatınızda gördüğünüz hiçbirşeye benzemiyor.

İzmir’de Bixi’yi hayal edelim. Mavişehir’den bindiğiniz klimalı İzban treni sizi Alsancak Garı’na bırakıyor. Oradaki Bixi istasyonundan Kentkartınız veya kredi kartınızla aldığınız Bixi’yi, bisiklete tahsis edilmiş yoldan sürerek 10 dakika sonra Çankaya’da işyerinizin köşesindeki Bixi istasyonuna bırakıyorsunuz. Tek yapmanız gereken Bixi’nizi istasyona bırakıp, kartınızı okutmak. Sistem o kadar basit ve fikir o kadar iyi ki Montreal’de 3 ay içinde 1 milyon Bixi sürülmüş. Gelir düzeyi yüksek olan avukatların ve finansçıların bile şehir içinde Bixi’yi tercih ettiğini gören diğer şehirler Montreal Belediyesi’nden Bixi sistemini kiralamak için sıraya girdi. Bu şehirler arasında Londra, Boston, Washington ve Melbourne gibi dünyaca ünlü metropoller de mevcut.

Bixi virüsü hızla dünyayı sarıyor. Eninde sonunda Türkiye’ye de gelecek. Bunu ilk getiren şehir olmak İzmir’e yakışır. Hava 9 ay bisiklet binmeye uygun, şehrin kalabalık nüfusunun yaşadığı yerler genelde düz, İzmirli Bixi’yi benimseyebilecek kapasitede ve en önemlisi Büyükşehir Belediyesi önce metro daha sonra da tranvay projeleri ile otobüsleri şehrin içinden çıkarmaya çalışıyor. Eğer yolların bir kısmı bisiklete tahsis edilirse İzmir Bixi ile çok büyük sükse yapar. Bixi’nin imalatı istihdam sağlayacağı gibiö İzmir hızlı davranırsa bu sistemi diğer şehirlere kiralayarak para da kazanabilir. Türkiye’nin ilk bisikletli toplu taşıma sunan şehri… İşte ilklerin şehri böyle olunur.

9 thoughts on “İlklerin şehri olmak

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.