Konak Pier’i yeniden düşünmek

Geçenlerde bir arkadaşım Konak Pier’e yemeğe gitmiş. Fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşmış. Altına da şöyle yazmış: ‘Neredesiniz İzmirliler?’ Gerçekten Konak Pier ve İzmirlilerin yıldızı neden bir türlü barışamıyor? Var mı bunun bir çözümü? Gelin bu güzel mekana biraz Öncü İzmir ruhu üfleyelim... Şu anda Pier bir hayalet kasabayı andırıyor. Kepenk kapatmış dükkanlar, hüzünlü bir ruh … Continue reading Konak Pier’i yeniden düşünmek

Alangüllü İskandinav Spası

Beş sene önce, Thomas Friedman’ın “Dünya Düzdür” isimli kitabını okumuştum. Giriş bölümünün adı “Ben uyurken” idi ve Amerikalı yazar, senelerce önem vermediği üçüncü dünya ülkelerinin, bıkmadan usanmadan çalışarak nasıl bazı konularda Amerika’yı yakaladığını hatta geçtiğini anlatıyordu. İki ay önce yayınlanan BIXI konulu yazımdan hemen sonra bir okurumun beni uyarması üzerine ben de aynen Friedman gibi … Continue reading Alangüllü İskandinav Spası

İlklerin şehri olmak

İzmir’in marka vaadinin “İlklerin şehri” olması gerektiğini söylemiştik. Bana en sık sorulan soru “Acaba şehir olarak ne gibi ilkleri Türkiye’ye getirebiliriz?” oldu. Bu aydan başlayarak sizlere ilginç örnekler vereceğim. Aynı zamanda bir markanın nasıl yaratılacağı konusunda da sizi bilgilendireceğim. İlk olarak bir “ilk” yaratırken kendimize basit bir soru sormalıyız: “Attığım taş kolumu kaldırdığıma değiyor mu?” … Continue reading İlklerin şehri olmak

İzmir’in hikayesi

Markalar insanlar gibidir: nasıl hepimizin benzersiz birer DNA’si varsa her markanın da kendine has bir hikayesi vardır. Bu ay İzmir’in hikayesine bakacağız. Nereden geldiğimizi, nerede olduğumuzu ve kimlerle mücade ettiğimizi anlarsak, nereye gitmemiz gerektiği konusunda daha iyi karar verebiliriz. Kabaca genellersek dünyada bir “enlerin şehirleri” vardır, bir de “ilklerin şehirleri.” Birinci gruptaki kentler “en büyük, … Continue reading İzmir’in hikayesi