Kemeraltı’nı kurtaracak 3 teori

İzmir’de gözden kaçan güzel bir gelişme oldu: Kemeraltı’nı ayağa kaldırmak için aralarında Selçuk Yaşar ve Lucien Arkas’ın da bulunduğu 116 ortak, TARKEM’i (Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi) kurdu. Bir İzmirli olarak TARKEM’in başarıya ulaşmasını gönülden istiyorum. Öte yandan Kemeraltı, sadece para harcanarak düzelebilecek bir yer değil. Yapılması gereken, ‘doğru’ sorular sormak ve ‘doğru’ tespitler yapmak. Bu yolda TARKEM’e yardımcı olabilecek 3 bilimsel teoriden bahsedelim…

Süreç Nasıl Yönetilmeli?

Kemeraltı ayağa kalkacaksa, bu zaman içinde gerçekleşecek. TARKEM’in, Kemeraltı’nda yapmak istediğinin bilimsel adı ‘Değişim Süreci Yönetimi’dir. Şimdi sıkı durun: Dünyada, değişim süreçlerinin yaklaşık %75’i başarısızlıkla sonuçlanıyor! Bu karamsar tabloyu değiştirmek için ‘ADKAR Değişim Süreci Yönetimi’ sistemi geliştirilmiş. ADKAR kelimesi, Awareness (farkındalık), Desire (istek), Knowledge (bilgi), Ability (yetkinlik) ve Reinforcement (pekiştirme) kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. ADKAR, değişimin kalıcı olması için izlenmesi gereken şu spesifik rotayı çizmiş:

  1. Değişimin gerekliliği hakkında farkındalık yaratmak
  2. Değişim arzusu yaratmak
  3. Bilgi birikimini aktarmak
  4. Yetkinlik yaratmak
  5. Arzu edilen davranışları pekiştirmek

Kemeraltı’nı ayağa kaldırma sürecinde TARKEM, ADKAR sertifikalı bir değişim danışmanı ile çalışmaktan çok fayda görebilir, başarı şansını yükseltebilir.

ADKAR Değişim Yönetim Sistemine göre değişimin temelinde farkındalık ve istek yatmakta. Kemeraltı’nda bu temel şartlar sağlanmadan, dışarıdan dayatılan değişim girişimleri başarısız kalacaktır.

Kemeraltı’na Nasıl Yaklaşılmalı?

Evrende hiçbir şey tek başına var olmaz. Kanımızdaki hücreden, milyarlarca yıldızın oluşturduğu bir galaksiye kadar aklımıza gelebilecek her şey, bir sistemin parçasıdır. Bu yüzden TARKEM, Kemeraltı’nı parçalar halinde değil, yaşayan bir sistem olarak ele almalı ve ‘Sistem Teorisi’nden faydalanmalı.

Kısaca anlatmak gerekirse, bir sistemin toplam değerini, parçalarının değeri belirlemez: Parçaların arasındaki iletişimin kalitesi belirler. Tek bir parçayı iyileştirmek, sistemin tamamını iyileştirmez, aksine sistemi kötüleştirir. Örneğin, İstanbul’da her boş araziye lüks gökdelenler yapılıyor. Parçalar iyileştiriliyor, ancak bu yapılırken sistemin bütünü (İstanbulluların yaşam kalitesi) sürekli kötüleşiyor. Aynı şekilde, geçmişte Kemeraltı’na yapılan makyaj istenen sonuca ulaşamadı. Bu süreçte, para, emek, en önemlisi de İzmirliler’in, Kemeraltı’nın değişebileceğine olan inançları boşa harcandı. Değişime karşı duyarsızlaştık.

Peki TARKEM, Kemeraltı gibi kompleks bir sistemi nasıl iyileştirebilir? Sistem Teorisi, ‘sadece hanları, havraları restore ederek kalıcı bir değişim yaratılamaz’ diyor. Kemeraltı’nın değerinin artması için ele alınan parçalar arasındaki etkileşim arttırılmalı. Bu konu hakkında daha önce detaylı bir makale yazmıştık.

Kemeraltı’nda rutin olarak düzenlenen işporta ve çığırtkan operasyonları hiç bir kalıcı çözüm üretemiyor. Sistematik düşünce farklı sonuçlar ssağlayabilir.

Ne Tür Taktikler Uygulanmalı?

Doğada var olan her sistem devamlı değişir ve gelişir. Kemeraltı da, olumsuz yöne doğru da olsa, sürekli değişiyor. Değişim engellenemez, ancak yönlendirilebilir. TARKEM’in yapması gereken, nasıl bir Kemeraltı istemediğini düşünmek yerine ‘nasıl bir Kemeraltı istendiğine’ odaklanmak. Sistem Teorisi, çığırtkanlardan kurtulmak amacıyla başlayacak bir projenin, çığırtkanları azaltabileceğini, ancak başka sorunlar yaratacağını ön görüyor. TARKEM’in uygulaması gereken üçüncü bilimsel metodun ismi, ‘Positive Deviance’ yani ‘Olumlu Sapma’

Positive Deviance’ın çıkış noktası, doğanın temelinde yatan çeşitlilik: Doğa, asla herhangi bir şeyi aynen kopyalamıyor. Nasıl hiçbirimizin parmak izi aynı değilse, doğada varolan canlı veya cansız hiçbir öğe de birebir aynı değil. Ayrıca doğa, değişimi hiç bir organizmaya empoze etmiyor. Değişim, dışarıdan gelen sinyallere verilen, gönüllü bir tepki. Sonsuz çeşitliliğin olduğu bir ortamda, değişime her birey farklı tepki veriyor. Bu  şekilde doğa çeşitlilik sağlıyor ve evrim için gerekli şartları yaratıyor. Doğanın her alanında, diğer bireylerle aynı şartlarda yaşayıp, aynı sorunlarla karşılaşmasına rağmen dayanıklı ve başarılı olan %1’lik kitle mevcut ve buna olumlu sapma deniyor. (Örneğin, bir karınca zehri, karınca kolonisinin tamamını öldüremiyor, çünkü bazı bireyler evrimsel olarak daha dayanıklı oluyor.) Olumlu sapma teorisine göre, her şeye karşın Kemeraltı’nda son derece başarılı işletmelerin olması lazım. Yapılması gereken sırayla:

  1. Bu işletmeleri tespit etmek
  2. Ortak yönlerini saptamak
  3. Etraflarındakilere bunları öğretmelerini sağlamak
  4. Değişim ölçeğini genişletmek.
Olumlu sapma teorisine göre ilk olarak Kemeraltı’nda ki dayanıklı kuruluşlar bulunmalı. Daha sonra, bir su dalgası gibi onları başarılı kılan değerler ve davranışlar etrafa yayılmalı.

TARKEM, İzmir için çok önemli bir role soyundu. Kemeraltı, sadece 8000 dükkandan oluşan bir alan değil. Tarihi çarşı, İzmir’in bilinçdışında kilit bir rol oynuyor. Kemeraltı, İzmir’in, özgüvenini kazanması ve kendi potansiyelinden korkmaması anlamına geliyor. Umarız bu 3 teorinin yardımıyla TARKEM, İzmir’in kaderini değiştirir.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.