Karar “bizim”

Yakın çevreme Belediyemizin iletişim sorununa değinen bir yazı yazacağımı bildirdiğimde büyük bir heyecanla karşılaştım ve bu konuda elle tutulur çözümler üretmem konusunda istekler aldım. Genel olarak büyüklerimiz tarafından alınan kararlarda hep sonradan akla gelen bir fikir olduğumuz izlenimine sahibim. Bunu bir İzmirli olarak değil bir Türk vatandaşı olarak söylüyorum. Hatta geçen yazımda belirttiğim gibi Kanada’da da benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Böyle muamele gören halk doğal olarak mutsuz oluyorlar. İletişim kanalları açık olmazsa mutsuzluk kızgınlığa dönüyor. Ne yazık ki benzer bir durumu İzmir’imizde gözlemliyorum.  Bakalım bu konuda ne yapılabilir?

İlk olarak insanları bir şehirde ne mutlu eder? Yurtdışında yapılan araştırmalara göre insanları mutlu kılan en önemli etkenlerden biri şehrin tarihi veya sunduğu iş imkânları değil… Şehrin fiziksel güzelliği. Bu hiç te şaşılacak bir şey değil çünkü güzelleşmek ve güzelleştirmek insanoğlunda kalıtımsal bir arzu. Düşünürsek taş devrinde bile mağara adamları aksesuar kullanırmış ve mağaralarının duvarlarını süslermiş. Sosyolojik olarak güzellik bir statü işareti olarak görülmekte. Yakın tarihte, rahmetli Priştina’nın “Efsane Başkan” olmasında şehrin güzelleşmesinin çok büyük payı vardır. Eskiden İzmirliler şehirleri ile daha çok gurur duyuyorlardı ve İzmir’i şu ana göre daha çok sahipleniyorlardı çünkü Belediye estetiğin gücünü kullanıyordu. Büyüklerimize tavsiyem, İzmir’in fiziksel güzelliğinin İzmirli üzerindeki psikolojik etkisini kullanın. Çoğu günlük kararda estetik ikinci plana atılabiliyor. Etrafı ile uyumsuz metro istasyonların, bir bütünlük arz etmeyen rengarenk otobüslerin ve her sokakta değişen hiç bir standardı olmayan kaldırımların şehirli üzerinde ki etkisi göz ardı edilmemeli. Bunlar kolaylıkla çözülebilecek estetik konular. Ünlü bir Kızılderili atasözü vardır: “Biz dünyayı atalarımızdan devralmadık, çocuklarımızdan ödünç aldık.” Bu bağlamda bu şehir “bizim ve gelecek kuşakların”. İzmir’in görünüşünü etkileyecek, siluetini değiştirecek önemli adımların “bize” sorulması gerekiyor. Bu çok zor bir şey değil. Nasıl mı?

Geçenlerde Montreal’de metro beklerken bir billboard reklamı gördüm. Metro yeni alacağı trenler için üç değişik dizaynın reklamını yapıyor ve halktan internet üzerinden istedikleri modeli seçmelerini istiyordu. Bu saygılı olmaktan öte çok akıllıca bir iletişim taktiği. Çünkü Belediye kararın ufak bir bölümünü şehirliye bırakarak halkın projenin sorumluluğunu paylaşmasını sağlıyor. Her ne kadar halkın verdiği karar renk seçmekten ibaret olsa da, Montrealliler verilen kararda kendi paylarının olduğunu bilerek yeni trenleri daha çok benimseyecekler, şehirlerine daha çok bağlanacaklar ve belediyelerini daha çok destekleyecekler. İstanbul’un da aynı taktiği uyguladığını fark ettim. istanbultramvayiniseciyor.com isimli sitede halk sokakta her gün görecekleri treni seçiyor ve yaşadığı şehre daha çok bağlanıyor, çünkü kendilerini kararın bir parçası olarak algılıyor.

Her zaman dediğimiz gibi İzmir ilklerin şehridir. Şaşıracaksınız belki ama bu konuda da İzmir aslında örnek şehirdir. 2000’lerde Kordon baştan yaratılırken İzmir Sineması’nın önüne 10 tane değişik sokak lambası sergilenmek üzere kondu. İzmirli lambaları gördü, düşündü, beğenisini dile getirdi ve daha sonra da bir modelde karar kılındı. Belediye kurumsal saydamlık konsepti daha emekleme aşamasındayken İzmirlilerin fikirlerine saygı duyduğunu kanıtladı.

Şu anda hızlıca yapılması gereken izmirimizseciyor.com gibi bir site yaratmak ve halka bu siteyi tanıtmak. Bundan böyle Belediyemiz büyük projelerini buradan halkla paylaşabilir ve ufak ta olsa projelerin görsel detaylarını halka sunabilir. Mesela, üç çeşit kaldırım düzenlemesini bu sitede halka oylayabilir ve önümüzde ki 5-10 yıl boyunca hep aynı kaldırım döşenerek şehirde görsel bütünlük sağlanabilir. Otobüslerin tasarımları, renkleri halk tarafından seçilebilir. Geçen ay bahsettiğimiz forum fikri ile entegre edilerek yapılacak meydan çalışmalarının bazı detayları halka oylattırılabilir. Yeni projelerin öncelik sırası halkın ilgisine göre ayarlanabilir.

Her zaman söylediğimiz gibi saydamlık küresel bir trend, İzmir de ilklerin şehri. Her konuda ilklere imza atmak zorundayız. Izmirimizseciyor.com aracılığı ile Belediyemiz ortak aklı harekete geçirebilir, İzmir’i güzelleştirebilir, şehrine sahip çıkan, mutlu İzmirliler yaratabilir ve halkından güç alan Belediye imajını pekiştirebilir. Karar “bizim.”

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.